Son Dakika


Yalvaç Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Niyazi Günsu Koç, “3 Mart Dünya Kulak ve İşitme” günü nedeniyle kulak ve işitme sağlığı ile ilgili bilgi vererek, özellikle gençleri kulaklık kullanımı konusunda uyardı.
Kulak ve işitme sağlığı, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel sağlık alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Koç, “İşitme yalnızca çevremizdeki sesleri algılamamızı sağlamaz; aynı zamanda iletişim kurmamız, sosyal ilişkilerimizi sürdürmemiz, tehlikeleri fark etmemiz ve bilişsel işlevlerimizi desteklememiz açısından kritik öneme sahiptir. Bunun yanında iç kulakta yer alan denge sistemi, günlük yaşam aktivitelerimizin güvenli şekilde sürdürülebilmesini sağlar. Bu nedenle kulak sağlığının korunması, yalnızca işitme kaybını önlemek açısından değil, genel sağlığın sürdürülmesi bakımından da büyük önem taşımaktadır.” dedi.
Çeşitli kulak rahatsızlıkları ve işitme sorunları konusunda bilgi veren Dr. Koç, erken muayeneye başvurmanın her rahatsızlıkta olduğu gibi büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“İşitme kayıpları ses dalgalarının iç kulağa iletiminde (iletim tipi işitme kaybı) veya iletilen ses dalgalarının sinirsel uyarılara dönüştürülerek beyne iletilmesi (sensörinöral işitme kaybı) ve işlenmesi aşamalarında oluşan sorunlar nedeni ile ortaya çıkmaktadır. Genel popülasyonda en sık görülen işitme kaybı nedeni yaşlanmaya bağlı işitme kaybı (presbiakuzi) olmakla birlikte; kulak kiri birikimi, gürültüye maruziyet, kulak zarı perforasyonları, orta kulakta sıvı birikimi, enfeksiyonlar diğer sık görülen işitme kaybı nedenleri arasında sayılabilir.
Günümüzde işitme kaybının en önemli nedenlerinden biri de gürültüye maruziyettir. Özellikle gençler arasında yaygın olan yüksek sesle kulaklık kullanımı, iç kulaktaki hassas hücrelerde geri dönüşü olmayan hasara neden olabilmektedir. Gürültülü iş ortamlarında çalışan kişilerin kulak tıkacı ve ses kesici kulaklıklar gibi koruyucu ekipman kullanmaları ve çalışma saatlerinin maruz kaldıkları ses şiddeti ile ilişkili olarak ayarlanması işitme kaybı oluşmasını önleme aşamasında önemlidir.
Kulak enfeksiyonları çocukluk çağında daha sık görülmekle birlikte her yaşta ortaya çıkabilir. Orta kulak enfeksiyonları genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişir. Belirtiler arasında kulak ağrısı, işitme azalması, ateş ve bazen kulaktan akıntı bulunur. Tedavi edilmediği takdirde tekrarlayan enfeksiyonlar kalıcı işitme kaybına yol açabilir. Özellikle çocuklarda uzun süreli orta kulak sıvısı, konuşma ve dil gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi büyük önem taşır.
Üzerinde durulması gereken bir diğer önemli durum ise ani işitme kaybıdır. Ani işitme kaybı, genellikle birkaç saat ya da birkaç gün içinde ortaya çıkan ve çoğunlukla tek taraflı görülen önemli bir klinik tablodur. Bu durum acil kabul edilir. Erken dönemde başlanan tedavi, işitmenin geri kazanılma ihtimalini artırmaktadır. Bu nedenle ani işitme azalması yaşayan bireylerin zaman kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurması gereklidir.
Kulak çınlaması (tinnitus), kişinin dış ortamda herhangi bir ses kaynağı olmaksızın ses algılaması durumudur. Özellikle sessiz ortamlarda hastalar tarafından hissedilmektedir. Çınlama; uğultu, ıslık, zil sesi veya nabız atışı vb. şeklinde hissedilebilir. Tek başına bir hastalık olmayıp genellikle altta yatan bir durumun belirtisidir. Çınlama işitme kaybına işaret edebileceği gibi; yüksek sese maruziyet, stres, tansiyon düzensizlikleri ve bazı metabolik hastalıklar çınlamaya neden olabilir. Uzun süreli, tek taraflı veya ani başlayan çınlamalarda mutlaka ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.
Kulak ve işitme sağlığı, bireyin sosyal yaşamı, akademik başarısı, mesleki performansı ve psikolojik durumu üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. İşitme kaybı çoğu zaman yavaş ilerlediği için fark edilmesi gecikebilir. Ancak erken tanı ve uygun müdahale ile birçok sorun kontrol altına alınabilmektedir. Koruyucu önlemlerin alınması, risk faktörlerinin azaltılması ve düzenli sağlık kontrollerinin yapılması, sağlıklı bir işitmenin sürdürülmesinde temel yaklaşımlardır. Unutulmamalıdır ki işitme sağlığının korunması, bireyin iletişim yeteneğini ve yaşam kalitesini koruması açısından vazgeçilmezdir.”
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER